15 Temmuz Darbe Girişimi Tiyatrosu

Merhaba Sevgili Okur.

Bugün aldığım bir radikal karar ile artık kişisel blogumda gündeme dair içeriklerde yayınlayacağım. Blogumu takip edenler bilir ki, blogumda hep teknik bilgiler ve blog yazarlarına faydalı içerikler yayınlamaya çalışıyorum. Ancak ülkemizin içerisinde bulunduğu durumu göz önünde bulundurarak artık fikirlerimizi alenen beyan etmenin bir zaruret olduğuna inanıyorum.

Gündeme dair yazıları ilk defa yazmıyorum. Bu yazılara uygun mecralarda zaten günlük köşe yazıları da yayınlıyorum ama kişisel blogumu da bu olaya dahil etmeye karar verdim. Bu karar nedeniyle blogumu takip etmeyi bırakacaklar olacağı gibi bu karar nedeniyle yeni ziyaretçilerim de olacaktır. Ancak bilinmesi gereken en önemli husus bu kararın ziyaretçi kaybı ya da ziyaretçi arttırma endişesi ile olmadığıdır.


15 Temmuz günü Adana’daydım. O zaman bekar evinde kalıyordum. Henüz evlenmemiştim. İstanbul’daki bir arkadaşımın Facebook’ta ” İstanbul Boğazı’nı askerler kapattı” iletisini okuyunca hemen haber sitelerine girip durumu anlamaya çalıştım. Sonra televizyonu açıp olan biteni takip etmeye başladım.

Saatler ilerledikçe işin rengi belli olmaya başladı.

Artık saatler gece yarısını geçtiğinde TRT’de Darbe Bildirisi okunmaya başladı ve içim bir garip oldu. Babamın anlattığı darbe bu muydu?

 

Halbuki babam şöyle anlatırdı.

Bir sabah uyandık ki, sokaklarda askerler var. Bakkala bile gitmemize müsaade etmezlerdi. İmamlar camilere gönderilemez. Bir kaç merkezi camiden namazlarınızı evlerinizde kılınız gibi duyurular yapılırdı. Başbakan, cumhurbaşkanı ve diğer siyasi parti liderleri göz altına alınırdı. vs… vs…

15 Temmuz’da değil göz altılar, Cumhurbaşkanı ve Başbakan televizyon kanallarına facetime ile katılıyor ve memleketi sokağa çıkmaya davet ediyorlardı.

O an aklımda şu geçti. Peki millet ile asker karşı karşıya gelirde can kaybı yaşanırsa oldu. Nitekim de oldu.

Bazılarınız millet sokağa çıkmasa darbe başarılı olurdu diyecekler. Ben gerçekten bir darbe girişimi olduğunu da sanmıyorum. Bunu bugün FETÖ’den tutuklanmış generallerin ifadelerini okuyunca daha net anlayabiliyorum.

Yıllarca Fetullah Gülen’e sövmüş, Fetullah’ın askeriye ve emniyete sızmaya çalıştığını anlatan yazılar, kitaplar yazanların da FETÖ’den içeri alındığını okuyunca bu bir darbe tiyatrosudur tezi daha da kuvvetlendi.

Geçtiğimiz günlerde Sözcü gazetesine yapılan, Cumhuriyet gazetesine yapılan operasyonları hepimiz gördük. Allah aşkına bu iki gazetenin FETÖ’cü olma ihtimali var mıdır?

Geçmişte Fetullah Gülen’e ve Cemaate övgüler dizenler dışarıda, Fetullah’ın bir tehdit olduğunu anlatanlar ise içeride. Tam da Cumhurbaşkanı’nın dediği gibi ” at izi it izine karıştı


Darbe Girişimi’nin üzerinden onca zaman geçti. Geldiğimiz nokta gelinin kaynanasını FETÖ’cü diye şikayet etmesi oldu.

Son günlerde dillerden düşmeyen FETÖ’nün Siyasi Ayağı hepimizce malum. AKP ve diğer partiler içerisinde cemaate mensup olan onlarca insan var ve bu insanlar hali hazırda hala milletvekili, belediye başkanı olarak bürokratik makamlarda görev yapıyorlar.

Bank Asya Yönetim Kurulu Başkanı FETÖ’den içeri alınıyor ve bir kaç ay sonra serbest bırakılıyor ancak Bank Asya’dan hesap açtırıp 1000 tl para yatırmış bir vatandaşa hapis cezası veriliyor.

Her şeyden daha kötü olan bir şey varsa o da, herkesin menfaat gereği FETÖ karşıtı olması ve canını sıkanı FETÖ’cü ilan etmesidir.

Gerçeklerin ortaya çıkma gibi kötü bir huyu vardır” der şair…

15 Temmuz darbe girişiminin arkasındaki gerçeklerde en kısa zamanda ortaya çıkacaktır.

15 Temmuz Darbe Girişimi Tiyatrosu olarak tarihe geçmiştir.


Velhasılı Güzel Ülkem…

İçine düştüğümüz durum tam olarak bir AKP Senaryosu.

Burada yazdıklarımdan kimse darbe yanlısı sonucunu çıkarmasın zira ben kendime Siyasi Lider olarak ” En kötü demokrasi en iyi cunta yönetiminden iyidir” diyen Alparslan Türkeş’in bu sözünü de kendime şiar edinmişimdir.

Fetullah Gülen’i hiç sevmedim sevmeyeceğim de, ancak hizmet adı altında bu insanlara inanmış samimi insanlara zulüm yaşatmanın bir anlamı yoktur.

Geçtiğimi günlerde El Cezire televizyonunda canlı yayın konuğu olarak bulunan Fetullah Gülen şunu söyledi;

” Darbeci diye içeri alınan insanlara, sayılarına ve makamlarına bakınız. Binden fazla general, on binlerce subay, yüzbinlerce asker, yüzbinlerce kamu görevlisi, on binlerce hakim-savcı-yargıç, on binlerce siyasetçi, yüzbinlerce bürokrat daha say sayabilirsen. Bu rakamlara göre zaten memleketi ben ve hizmet hareketi yönetiyormuş neden darbe yapayım. İlk seçimde aday olur, memleketin başına geçerdim.”

Evet, çocukluğumdan bu yana Fetullah’ı hiç sevmedim ama bu sözünde hakkaniyet buluyorum zira Fetullah’ın böyle bir darbe yapmak yerine memleketi siyasi otorite olarak ele geçirmesi daha mantıklı olurdu. Bir nevi kendi ayağına sıkmış oldu.

İşte bütün sır perdesinin aralandığı ve 15 Temmuz Darbe Girişimi’nin bir RTE Tiyatrosu olduğunu görebiliyoruz.

Hoşçakal Sevgili Okur.

 

 

Bir yorum var

  1. CehennemlikAdam Mayıs 31, 2017 Cevap ver

Bir Cevap Yazın